O; Türk Pop Müziği’nin tartışmasız en başarılı sanatçılarından… O; “Müziğin efendisi”…
Müzik dünyasına bundan tam 15 sene önce; 1994’de ilk albümü "Aşk İçin" ile “Merhaba” diyen Serdar ORTAÇ; müzik piyasasına ilk çıktığı günden itibaren çok sevildi. Yeri geldi eleştiri de aldı ama o yılmadı… Bestelerine her geçen gün bir yenisini ekledi. Ve her yeni bestesi, daima çok ses getirdi. Bugün bile halen ezberimizde olan şarkıları; dillere dolandı, müzik listelerinde hep en üst sırada yer aldı. Yaptığı başarılı remixlerle de, gece kulüplerinde en çok çalınan şarkıların sahibi oldu. Bestelediği şarkılarını sadece kendisi değil, kendisi gibi başarılı birçok sanatçıya da seslendirdi. Kimi dillere dolandı, kimi ise ödüller aldı…
Albümleri ise hep çok konuşuldu… “Aşk İçin”, “Yaz Yağmuru”, “Loco Para Amar”, “Gecelerin Adamı”, “Bilsem ki”, “Sahibinin Sesi Remix”, “Okyanus”, “Çakra”, “Mesafe”, “Nefes” ve son olarak çıkardığı ve halen yankıları süren “Gold Remix”; 15 yılın ne kadar dolu dolu ve başarılı geçtiğini ispatladı.
Onun şarkılarında kimi zaman yerimizde duramadık; dans ettik, kimi zaman hüzünlendik; ağladık… Çünkü hep “biz”den olan Ortaç’ın şarkılarında, hep “biz”den bir şeyler bulduk… Enerji dolu muhteşem sahne performansıyla, seyircisiyle bütünleştiği konserlerinde coştukça coştuk…
Ben de, “Müziğin Efendisi” ile; öyküsünü, müziğini, bestelerini ve Serdar ORTAÇ’ı konuştum… Kendisi gibi içten cevaplarını merakla ve ilgiyle okuyacağınıza eminim…
“Serdar Ortaç’ın kısa öyküsü nedir?” diye sorsam…
Serdar ORTAÇ - 16 Şubat 1970 tarihinde İstanbul’da doğdum. İlk ve ortaokul öğrenimimi İstanbul’ da tamamladım ve Haydarpaşa Meslek Lisesi’nde; Torna-Tesviye Bölümü’nde liseyi bitirdim. Ardından, Bilkent Üniversitesi Amerikan Dili ve Edebiyatı Bölümü’ne girdim. Fakat müziğe olan ilgim sebebi ile tahsilimi tamamlamadan, üniversiteden ayrıldım. 1993 senesinde, İstanbul’da özel radyolarda program yapımcısı ve sunucu olarak çalıştım. Programlarımı dinleyen bir plak yapımcısı tarafından, Raks Müzik şirketi ile anlaşma yapmam teklif edildi ve 1994 yılında ilk albümüm olan; “Aşk İçin-Karabiberim” i yaptım. Ve çok uzun bir yoldan sonra, işte şu an bulunduğum yerdeyim...
1994’de başlayan müzik serüveninizden bugünlere geldiğimizde, şu an bile şarkılarınızın halen insanların ezberinde olduğunu görüyoruz… Karabiberim, Yaz Yağmuru, Yaz Günü, Gecelerin Adamı, Asrın Hatası, Bilsem ki, Kabahat, Beni Unut, Dansöz, Sor, Şeytan ve daha niceleri… Bu sizin için muhteşem bir duygu olsa gerek…
Serdar ORTAÇ - Yaratmak Allaha mahsus… Yaradan bizi yarattı… Bize, insanlık için yaratmaya devam etmemizi söyledi. İyi işler yapmamızı ve dünyanın bundan ibaret olmadığını fısıldadı. Kimimiz onu dinledik, kimimiz duymak istemedik… Ben ise dinlemeyi seçtim. Bu yüzden de halen bir şeyler yaratmaktayım sanırım. Ve elbette, kendi duygularımla oluşturduğum bir şarkıyı, milyonlarca kişinin ‘yüreğinden’ söylemesi, tarifi imkansız bir duygu…
Serdar Ortaç; ‘Beste Fabrikası’ olarak tanımlanıyor… Şimdiye kadar bir çok sanatçıya besteler verdiniz ve hepsi de çok başarılı eserlerdi. Şarkılarınızı seslendirmesinden en çok gurur duyduğunuz sanatçı kimdi ve bestelerinizi okumasını istediğiniz özel bir isim var mı?
Serdar ORTAÇ - Sanırım bu konuda özellikle seçmek istediğim biri yok. Tahammül edilemeyecek bir sesi olmadığı taktirde, şarkılarımı herkes okusun isterim. Paylaşmak güzeldir… Birilerine iyilik etmek güzeldir... Her zaman geri döner. İstisnasız... Ben yaptığım bir şarkıyı, yorumlayamayacağını düşündüğüm bir sanatçıya vermem. Şarkılarımı seslendiren tüm sanatçılarla gurur duyuyorum. Bu yüzden de, sadece tek ya da birkaç isim veremeyeceğim…
Şarkılarınızı her dinleyen, mutlaka kendinden bir şeyler buluyor… Bu tarz şarkıların yazılması için de, muhakkak ki yaşanmışlıklar olması gerek… Peki, Serdar Ortaç bu şarkıları yazarken neler yaşıyor, neler hissediyor?
Serdar ORTAÇ - Çünkü ben de onlarla birlikte yaşıyorum… Onların yediğinden yiyor, onların sevdiğini seviyorum. Onlar da, zaten bizden birileri… Şarkılarımda mutlaka kendi yaşanmışlıklarım da var. Fakat yaptığım bestelere ilham veren konular, sadece bununla sınırlı değil. Arkadaşlarımın ve tanımadığım insanların yaşamlarındaki herhangi bir kesit de olabilir bana ilham veren, kuru bir toprağın üstünde açan gonca bir çiçek de...
Sahnede seyirciyle adeta bütünleşiyor ve muhteşem sahne performansınızla herkesi büyülüyorsunuz… Bu enerjinin sırrını bizimle paylaşır mısınız?
Serdar ORTAÇ - İnsan başarı ile beslenir ve işini sevmek erdemliktir… Başarılı insanı sevmeyen yoktur. Elbette kıskanılır ama yolu hep ışığa çıkar… Benim enerjim de sevilmek...
Her sanatçı için, mutlaka bir eseri çok özeldir… Sizin için, en özel besteniz hangisi desem…
Serdar ORTAÇ - Benim için her şarkım çok özel aslında… Çünkü her şarkımın içinde, benden bir parça var. Bu sebeple de içinden tek bir parça seçip, “Benim için bu özel” diyebilmem gerçekten zor. ‘Bilsemki’, ‘Kanasın’, ‘Padişah’, ‘Bittim’ ve ‘Yaz Günü’ özeldir…
‘Aşk İçin’den ‘Nefes’e kadar neler değişti?
Serdar ORTAÇ - Büyüdüm, duruldum, bazen darıldım, bazen daraldım ama mutluyum… ‘Ortaç’ markasını büyüttüm ve yaptığım müzik, çok daha geniş kitlelere yayıldı…
Eurovision’dan teklif aldığınıza dair söylentiler var... Böyle bir şey gerçekten var mı ya da böyle bir teklif gelirse nasıl değerlendirirsiniz?
Serdar ORTAÇ - Bence, “Büyük Türkiyemiz”i temsil etmenin çok daha önemli yolları var, Eurovision’a gelene kadar… Bu yüzden ben, o zamanı bekliyorum…
Peki, Eurovision’da Hadise’nin performansını nasıl buldunuz?
Serdar ORTAÇ - Çok başarılıydı.
Bir duyum daha aldık… O da; reklam ve sinema filmi projesine dair…
Serdar ORTAÇ - Evet bu tarz teklifler aldım. Eğer ki, bir gün gerçekten bana çok uygun olduğunu düşündüğüm bir proje olursa, tabi ki yer almak isterim…
Biraz da kişisel bir soru soralım size… Serdar Ortaç, sahne arkasında nasıl biridir; disiplinli midir, sinirli midir yoksa her zaman göründüğü gibi güler yüzlü ve neşeli mi?
Serdar ORTAÇ - İşim konusunda oldukça prensipli bir insanım. Hataya ve ihmalkarlığa karşı tahammülüm yoktur. Çalıştığım kişilerin, pratik ve zeki olmasını isterim. Emeğe saygım vardır ve gerçekten özveriyle çalıştığını düşündüğüm kişiye, karşılığını hiç düşünmeden veririm. Disiplinliyim, işimle ilgili bir hata ya da sorun olduğunda ve anlaşılamadığımda sinirliyim. Sahnede çok neşeli ve güler yüzlü olmama rağmen, günlük hayatımda biraz daha ciddiyim.
Duygusallığa gelince… Aşka inanır mısınız? Sizce, mutlu aşk var mıdır?
Serdar ORTAÇ - Aşka inanmamış olsam, bu kadar aşk şarkısı yapamazdım sanırım… Ya da yapsam da, insanları bu kadar etkilemezdi. Evet, aşka inanıyorum fakat gerçek aşkı bulup, onu aynı tazeliği ve sıcaklığıyla devam ettirebilmek çok zor. Bu yüzden de, önce mantık...
Gold Remix’de cover şarkılara ek olarak birkaç yeni parçanız var. Ancak, sevenleriniz olarak yeni albümünüzü merakla bekliyoruz… Bu bekleyişimiz ne kadar daha devam edecek?
Serdar ORTAÇ - Yeni albümümün çalışmalarına başladım. 2010 senesinin Mayıs ayı gibi çıkartmayı düşünüyorum…
Azeri ve diğer Türki ülkelerin müziklerine merakınız nasıl başladı?
Serdar ORTAÇ - Merak mı ? Hayranım onlara… Onlar bizden, biz onlardanız. Türklük dev bir dünya… Ne başı, ne de sonu belli değil. Biz Türkler; dev bir okyanusuz... Ayrıca ruhuma hitap eden ve bizim müziğimize yakın tüm dünya müziklerine karşı ilgim var.
Azeri ve Rus dilinde yorumladığınız şarkılarınız, en az Türkçe versiyonları kadar ilgi gördü. Şarkılarınızı farklı dillerde yorumlama fikri nasıl ortaya çıktı?
Serdar ORTAÇ - Elimde olsaydı da, dünya tek dil konuşsaydı… Dünyaya yaklaşmak için denedim, farklı dillerde okumayı...
Yurtdışında da konserler veriyorsunuz… Rusya, Amsterdam, Almanya vb.. yurtdışı konserlerinizde size olan ilgi nasıl? Bu durumdan memnun musunuz?
Serdar ORTAÇ – Kesinlikle… Birçok ülkede konser verdim ve gittiğim her ülkede aynı ilgi ve beğeniyi gördüm.
Serdar Ortaç, dünyadan en çok kiminle düet yapmak ister?
Serdar ORTAÇ - Öyle biri yok... Onlar isterlerse, neden olmasın... :)
Size, bu keyifli sohbetiniz ve yoğunluğunuz arasında bize vakit ayırdığınız için çok teşekkür ediyorum… Son olarak söylemek istedikleriniz…
Serdar ORTAÇ - Herkese hedefini belirleyip, o hedefe ulaşmayı başarması için istikrarlı olması gerektiğini söyleyebilirim… Eğer bir hedefiniz varsa ve onu başardıysanız, mutlu ve huzurlu bir insan olursunuz. İlk hedef; başarı olmalı. Gerisi zaten gelir...
Röportaj: Begüm TANERİ