RUJ

Modern alternatif rock müziğinin Türkiye'deki en iyi örneği olan RUJ’la bu ay keyifli bir sohbet gerçekleştirdik. RUJ, müziklerindeki alternatif dokuyu bozmadan, detaylarla süslenmiş Türkçe sözlerle, müziğe hem enerjik hem de duygusal bir boyut kazandırıyor…

Merhabalar Beyler öncelikle sizleri tanıyalım…

Başar: Başar Çetin. 27 yaşındayım. Grupta gitar çalıyorum. Hacettepe Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünde öğrenciyim.

Zafer :  Zafer Turhan, 28 yaşındayım. Grupta solistlik yapıyorum aynı zamanda gitar da çalıyorum.

Uğur: Uğur Akın, 33 yaşındayım. Grupta bas gitar çalıyorum.


Ruj ismi nereden geliyor?

Başar: İngilizce sözlü müzik  yaptığımız zamanlardan kalma bir ismin baş harflari... Recycled used jilt. Topluma kazandırılmış hayat kadını manasında. R.U.J zamanla RUJ oldu.


Grubun kuruluş hikayesini sizden dinleyebilir miyiz?

Başar: 2002 yılında Stüdyo Zoo’da  Zafer’in kuzeniyle yaptığı kaydı dinlemiştim. Canlı olarak da Limon Bar’da,  bar gruplarını sürekli takip ediyordum. Hacettepe Beytepe’de maden okurken Zafer de nükleer enerjideydi ve bir gün okul kafesinin (City Center’ın) üst katında O’na böyle bir projeden bahsettim... O da zaten bu tarz bir şeyler yapmak istediğini söyledi ve çalışmalara başladık. Daha sonra Uğur’un evine gittik ve yaptığımız demo kaydını dinledik ve kendisini bu grupta görmek istediğimizi söyledik, olumlu karşıladı beste çalışmalarına başladık.

Zafer: Yoğun bir dönemdi Ankaralı amatör gruplar adına. Sürekli konser verilebiliyordu. Her hafta sonu bir yerlerde amatör grup konserleri oluyordu. Biz de grup olarak birçoğunda yer almıştık. Bu da grubun kurulmasındaki en büyük motivasyonlardan birisiydi.

Uğur: Bir gün Başar ile Zafer kapımı çalıp bas gitarist aradıklarını ve yakın arkadaşlarının beni önerdiğini söylediler, demoyu dinlendiğim an itibariye bu grubun parçası olmam gerektiğini biliyordum. İyi ki kapımı çalmışlar diyorum.


Ruj’un beste mekanizması nasıl işler?

Başar: Uğur’un evde toplanırız .Herkes çalar bir şeyler . Beğenilenlerin üstüne gidilir. Bazen stüdyoda doğaçlama takılırız ve tüylerimiz diken diken olduğu şeyler çıktığında onu parça haline getiririz.

Zafer: Genelde müzik üzerine söz yazmaya alıştım. Sözlerini beraber yazdıklarımızda da genelde bu yapıyı izledik. Yani şarkıyı dinleyip,  bu müzik neyi anlatıyor diye soruyoruz. Sonra bir kurgu üzerinden sözleri yazıyoruz. Çoğu zaman kendi hayatlarımızdan besleniyoruz.

Uğur: RUJ hepimizin yaratıcılığına yer veren bir sığınak bizim için. Beraber müzik yaparken mutlu oluyoruz; iyi olmuş olmamış bunun yanında pek bir önem teşkil etmiyor.



Ruj’u ilk olarak 2005 yılında 10.Roxy Müzik Günleri’nde tanıdık…Ardından bir yıl sonra NokiaSuperSound’da 760 grup içerisinden gösterdiğiniz performansla 1. lik ödülüne layık görüldünüz.O günlerden biraz bahseder misiniz?

Zafer: 10. Roxy Müzik günlerinde üçüncülük almıştık. Grubun İstanbul’da ismini ilk defa duyuran şey odur herhalde. Sonrasında etrafımızdan gelen yoğun baskı ile Nokia’nin o yıl düzenlemiş olduğu NokiaSuperSound yarışmasına katıldık. Bir kez daha bir yarışmaya katılmanın riskli olacağını düşünüyorduk ama dediğim gibi özellikle müzisyen arkadaşlarımızın gazıyla yarışmaya girdik. Şarkımıza (bkz. Olamaz-İçi boş yıldız No. 7 ) güveniyorduk. O yıl rekor katılım oldu. 760 gruptan önce ilk 10’a girdik . Sonrasında final gecesinde iyi bir performans sergileyip 1. liği aldık. Çok mutlu olduk.

Uğur: Roxy’de ödül gecesi parçamız çaldığında cok büyük bir gurur duymuştum grup arkadaşlarım için, bu bizim başarımızdı ve o an gözlerim dolmuştu açıkcası. Nokia gecesi sahneden Ankara’dan RUJ birinci oldu” anonsu yapıldığında Başar ile en arkada oturduğumuz yerden yeni kalmış merdivenlerden iniyorduk onu arkadan dürterek nasıl oldu bu diye yüzüne baktığımı hatırlıyorum. O gece çok guzeldi RUJ için.


NokiaSuperSound’un ödül olarak koyduğu “68 Model Ford Mustang” marka otomobili birinci olarak Ankara’ya getirdiniz. Otomobilin akıbeti nedir, hala duruyor mu?:)

Zafer: Sonuçta 4 kişiydik ve bir araba vardı. Her birimiz bir hafta sonu sürsek bile çok verimli bir kullanım olmayacaktı :) Arabayı yaklaşık 6 ay kullandık ve sonrasında sattık. Elde edilen gelir ile ciddi miktarda ekipman alımı yaptık. Müziğe yatırdık.

 


Davulda Alen Konakoğlu ismini görüyoruz.Ankara kökenli bir grupsunuz yollarınız nasıl kesişti Alen’le ?

Başar: NokiaSuperSound sonrası, Cüneyt Karayalçın aracılığı ile profesyonel bir kayıt arayışına girdiğimiz dönemlerde kesişti.İstanbul’da oturduk konuştuk. Alen’in askerlik dönüşü İstanbul’da başladık kayıtlara.

Zafer: O dönemde davulcumuz Oktay’dı. Oktay kayıtlar esnasında gruptan ayrıldı. Bir davulcu arayışına girmiştik. Alen’e sorduk, o da çok istediğini belirtti. Şu an Alen ile çalıyoruz.

Uğur: Ben askerdeyken Alen ile daha yakın bir ilişkiye girdi RUJ, döndükten sonra kayıt esnasında Alen’i daha yakından tanıma fırsatım oldu ve çok olumlu, tecrübeli ve yaratıcı bir grup arkadaşı edindiğimden çok mutlu olduğumu söyleyebilirim.


“Exi” ve “Fotoroman” adlı demoların ardından  ilk albüm”İçi Boş Yıldız” raflardaki yerini aldı. Bandrollü bir albüm çıkartmaya nasıl karar verdiniz? Albüm satışları tatmin edici mi?

Başar: Her grubun hayalidir albüm çıkarmak. İnsanlar albüm ne zaman çıkıyor diye sürekli sitem ediyorlardı. Geç oldu ama çıktı sonunda. Albümler satmıyor maalesef. Eskiden 2 milyon satan isimler şimdi 2000 zor satıyor. Öyle bir dönemdeyiz. Satışlarımız bu günün koşulları çerçevesinde gayet iyi.


Sözleri Yıldız Tilbe’ye ait olan Megastar Tarkan’ın seslendirdiği hit bir parça olan Kış Güneşi’yle  çıkış yaptınız. İlk klipte yine bu şarkıya geldi. İlk tepkiler nasıl?

Başar: Zaten 2-3 senedir konserlerde çaldığımız bir parçaydı. Canlı performanslarda çok beğenildiğini görünce albüme koyma kararı verdik. Çok beğenenler de oldu. Neden bu şarkıyla çıktınız kendi besteleriniz varken diyenlerde oldu. Ama şarkı özelinde iyi yorumladığımıza dair tepkiler aldık.

Zafer: Biz de herkes gibi internetten tepkileri takip ediyoruz. Kış Güneşi konusunda aldığımız tek negatif eleştiri, “Bunca güzel şarkının arasından neden Kış güneşi ile çıktınız?” oldu. Onun dışında yorumumuzun beğenildiğini görüyorum.


Tarkan ve Yıldız Tilbe, Kış Güneşi’ne kattığınız yorumu beğendi mi?

Zafer: İnternetten takip ettiğimiz kadarıyla, hem yorumcu olarak Tarkan, hem de şarkının belki de mimarı Yıldız Tilbe bizim versiyonumuzu çok beğenmişler. Yıldız’a buradan bize verdiği destekten ötürü tekrar teşekkür ediyorum.


Albüm kayıtları kime ait? Kayıtlar nerde yapıldı?

Başar: Kayıtları ve mixleri Alen yaptı. Kayıt yeri, Suadiye İstanbul’daki The Kulübe Stüdyoları. Albüm masteringi ise Londra’da Michael Zimmerling tarafından yapıldı.


İkinci video klibiniz çekim aşamasında sanırım? Peki üçüncü video klip  hangi şarkıya gelecek?

Başar: Evet… İkinci klibin montajıyla ilgili ufak tefek sorunlar var, şu sıralar onla uğraşıyoruz.

Zafer: 3. klip için sürpriz diyelim de modaya uyalım.









RÖPORTAJ:Özgür PUNAR

YORUM YAZ

0+9=

DİĞER RÖPORTAJLAR

  • as Röportaj / O. ÖZGÜN CAN

     

  • as Röportaj / HÜLYA KUL

    Merhaba Hülya Kul, öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Ankara doğumlu, 3 çocuk annesiyim.  Ankara Kız Tekni...

  • as Röportaj / KENAN KARCI

    Merhaba Kenan Bey, öncelikle okuyucularımıza biraz kendinizden bahseder misiniz? 1961 yılında Tokat ‘ın Turhal ilçesinde do...

  • as Röportaj / DIET MAP

    Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?  Duygu Öztürk:  2005 yılında Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik b&o...