as Özel - GRİPİN Röportajı


Gripin yeni albümüyle ağrı kesmekten çok ağrı vereceğe benziyor? :)“MS. 05.03.2010”un diğer albümlerinizle benzeşen ya da ayrışan yönleri nelerdir?

Aslında başından beri pek ağrı kesici durumumuz yok. Ama bu sefer dozajı biraz daha arttı :)  Parçalar söz  ve beste yönünden yine Gripin kalıpları içinde. Diğer albümlerden farklı tarafı; düzenlemelerde anlatmak istediğini daha sade ve direkt anlatıyor. Buzuki , keman ve kafkas kemançası gibi enstrümanlar var.




3. Stüdyo albümünüz “MS. 05.03.2010” müzik piyasasına bomba gibi düştü…  Albümün adı ile çıkış tarihi aynı… Neden böyle bir seçim yaptınız?

2008 sonunda aramızdan 3 kişi askere gitti. Askerlik dönüşü, daha önce müzikle beraber yürüttüğümüz işlerimizi bırakıp sadece müziğe odaklanma kararı aldık. Evren, işleri ve özel hayatı dolayısıyla bizim kadar ilgilenemeyeceğini söyleyip, gruptan ayrıldı. Yolun başından beri beraber çalıştığımız plak şirketinden ayrılıp Avrupa Müzik'le anlaştık. Bu kararların hepsinin aynı döneme denk gelmesi bizim adımıza çok önemliydi. Bu yüzden bu miladımızdır deyip, bu ismi koyduk.




İlk klip çalışması “Durma Yağmur Durma” adlı parçaya geldi ve müzik listelerinde kısa sürede bir numaraya oturdu. Klibin bu kadar çok tutacağını tahmin ediyor muydunuz?

 Açıkcası başarılı olacağını biliyorduk ama bu kadarını tahmin edemiyorduk. İçinde bulunduğumuz piyasa ve genel hayat şartları böyle bir öngörüye izin vermiyor zaten. Siz ne kadar çalışsanız da, ne kadar başarılı bir iş yaptığınızı düşünseniz de piyasaya çıktıktan sonra karar dinleyenlere kalıyor. Ama çok şükür insanlar da bizlerle aynı duyguları paylaştılar ve bu başarı ortaya çıkmış oldu.

 

Albümün hazırlık aşaması nasıl geçti?


2009 Haziran ayında herkesin tek tek eteğindeki taşları dökmesiyle albüm süreci resmen başlamış oldu. Albümün yarısını oluşturacak kadar malzeme vardı elimizde. Öncelikle kendi stüdyomuzda bunları düzenlemeye ve yeni parçalar yapmaya başladık. Müziğin hiç sevmediğimiz idari tarafındaki işlerle uğraşmaktan 1-2 ay ara versekte, 2010 başına kadar yoğun bir şekilde çalıştık. Ocak ayında prodüktörümüz Haluk Kurosman'la parçaların üzerinden geçerek kayıtlara başladık. Şubat sonuna doğru da albüm bitti.





İlk tepkiler nasıl? Albüm satışları tatmin edici mi?

Albüm satışlarımız ve dijital platformdaki satışlarımız çok iyi gidiyor. Tepkiler de çok güzel, çok olumlu. Konserlerimiz başladı. 2 haftadır yollardayız, Türkiye'yi dolaşıyoruz. Konserlere gelenlerin albümdeki bütün parçaları ezbere söylemesi bizi çok mutlu ediyor.





İkinci klip hangi parçaya gelecek?

Şu an ki yoğunluktan şirketimizle oturup 2. klibi konuşacak vaktimiz olmadı. Ama "Beş" in diğer parçalara göre biraz daha fazla öne çıktığını görüyoruz. Eğer yaz sonu çekersek muhtemelen o olacaktır. Ama yazdan önce çekersek "Gidenin Dostu Olmaz" ya da "Sal Sensizliğini Üstüme" den biri olur.




Gripin’in beste mekanizması nasıl işler. Müzik yaparken kimlerden/nelerden beslenirsiniz?

 Bizde öncelikle müzik çıkar. Ya birimizin evde yaptığı bir melodinin, ya da beraber çalarken çıkan bir melodinin üstüne giderek düzenlemeyi oluştururuz. Daha sonra onun üstüne sözler oturtulur. Müzik yaparken kendimizin dinlemekten hoşlanacağı tarzı oluşturmaya çalışıyoruz. Dinleyici olarak tarz ayırımı yapan adamlar değiliz, dolayısıyla iyi olan her türlü şey bizi etkileyebilir.




Son albümünüzde Nilüfer’in “Yolcu Yolunda Gerek” adlı parçasına cover yaptınız ve gayet başarılı olmuş. Cover şarkıları nasıl yapıyorsunuz? İlham mı geliyor yoksa spontane mi gelişiyor?

Bizim yayınlanan bütün coverlarımız hep bir vesileyle oldu. "Dalgalandım da Duruldum" bir televizyon programı için Osman Tan Erkır'ın ricasıyla yaptığımız bir düzenlemeydi. İlk başta konserlerde bile çalmayı düşünmüyorduk. Ama çok beğenildi ve önce konserlerde çalmaya başladık, daha sonra klip çektik ve bir önceki albümün yeni baskılarına koyduk. "Komşu Kızı" da Geniş Aile dizisi için D Prodüksiyon'la ortak karar verip yaptığımız bir cover'dı. Dizinin de başarılı olmasıyla şarkı da tuttu. Radyolar çalmak istediler ve çok uzun süre radyolarda döndü. Son albümümüzün memory stick’li çıkan farklı bir versiyonuna bonus track olarak koyduk."Yolcu Yolunda Gerek" in de bunlara benzer bir hikayesi var. Beyaz Show'da Nilüfer'in konuk olduğu bir programda, Nilüfer in yıllar önce "Türkiye'de rock müzik tutmaz " diye verdiği bir röportaja istinaden, Beyaz bizden bir Nilüfer şarkısı cover'lamamızı istedi. Biz de bu parçayı seçtik. Programdan sonra gelen yorumların çok olumlu olması sonucu albüme koymaya karar verdik.




Gelelim “Beş” adlı parçanıza… Önceki albümlerinizde yer alan Üç ve Dört adlı parçalar hayran kitleniz arasında ayrı bir yeri var desek sanırım yanılmış olmayız... Yeni albümünüz de beklentiler “Beş” adlı bir parçanın olup olmayacağı yönündeydi… Nedir bu Üç, Dört ve Beş’in anlamı?  Devamı gelecek mi?

"Üç" bir adamın gecenin saat üçünde kalabalığın içindeki yalnızlığını sorgulamasıyla başlamıştı."Dört" de biraz daha ağır bir durum söz konusu, yani ölüm teması işleniyor. "Beş" de ise adam artık uyanıyor ve daha umutlu bir hava hakim. Devamını yapmayı düşünmüyorduk ancak belki de saati geri alırız, yani "iki" gibi...

 


Albümün fotoğraf çekimleri Mehmet Turgut imzası taşıyor. Yollarınız nasıl kesişti çekimler keyifli miydi?

Mehmet'le yollarımız bu albüm çıkmadan 1-2 sene önce kesişti. Mehmet'in iyi bir Gripin dinleyeni olması ve karakterler olarak çok uyuşmamız sebebiyle, bizim adımıza çalışılması çok kolay bir insan. Fotoğraf çekimlerinde çok başarılı adamlar değiliz. Ama Mehmet'le çok rahat çalıştığımızdan sonucu çok başarılı oluyor. Bu albümde biz hiç bir şeye karışmadık. Sadece ona albümü verdik. Gripin parçalarının baş kahramanları zaman ve kadınlardan yola çıkarak, Arda Aktaş başta olmak üzere kendi ekibiyle çok güzel bir iş çıkarttılar. Biz de inanılmaz mutluyuz sonuçtan.




Türk grupları arasında kendinizi nerede konumlandırıyorsunuz?

Müziğimizi tanımlama, kendimizi konumlandırma gibi konulara fazla kafa yormayan bir grubuz. Bunları dinleyenlerin yapmasının daha sağlıklı olduğunu düşünüyoruz. Zaten bir elin parmaklarını geçmeyecek kadar grup var piyasada ve hepsi kendi yolunda ilerliyor. Keşke daha çok olsa, insanlara daha da fazla alternatif sunulabilse.




Peki Gripin grubu elemanlarının Facebook,Twitter vs. gibi internet sitelerinde üyeliği var mı?  Bu tarz oluşumlar hakkında ne düşünüyorsunuz?

Facebook'ta bir sayfamız var ve buradan her türlü duyurularımızı yapıyoruz.




-Ülkemizi Eurovizyon’da  temsil edecek olan “maNga” grubunun “We Could Be The Same” adlı şarkısını nasıl buldunuz? Eurovision hakkında ne düşünüyorsunuz, ileride siz de katılmak ister misiniz?

Biz beğendik. Zaten manga üyeleri bizim arkadaşlarımız dolayısıyla bu konuda objektif olmamız çok zor. Eurovision her şeyden önce bir televizyon şovu, önemli olmasının yanında çok da abartmamak gerekiyor. Ancak ülkeyi temsil etmek gurur verici bir olay gerçekten de. Eğer bize teklif gelirse neden olmasın, tabi ki değerlendiririz.




Son olarak as Dergisi okuyucularına ve sevenlerinize söylemek istedikleriniz…

Şu anda yoğun bir konser programı içerisindeyiz. Deyim yerindeyse ülkeyi karış karış geziyoruz. Herkesi konserlerimize bekliyoruz.




Röportaj : Özgür PUNAR

YORUM YAZ

7+9=

DİĞER RÖPORTAJLAR

  • as Röportaj / O. ÖZGÜN CAN

     

  • as Röportaj / HÜLYA KUL

    Merhaba Hülya Kul, öncelikle bize biraz kendinizden bahseder misiniz? Ankara doğumlu, 3 çocuk annesiyim.  Ankara Kız Tekni...

  • as Röportaj / KENAN KARCI

    Merhaba Kenan Bey, öncelikle okuyucularımıza biraz kendinizden bahseder misiniz? 1961 yılında Tokat ‘ın Turhal ilçesinde do...

  • as Röportaj / DIET MAP

    Bize kısaca kendinizden bahseder misiniz?  Duygu Öztürk:  2005 yılında Başkent Üniversitesi Beslenme ve Diyetetik b&o...